Sevmekten Korkanlar Ordusu!
Neredeyse bir ordu gibiler, her an savunma halindeler… Bahaneleri, sebepleri var. Yanlarindan asktan, sevgiden bahsettiginiz anda ya öfkeleniyorlar, ya sizi asagilayarak egolarini yükseltiyorlar. Onlar sevmekten korkanlar ordusu…
Sevmekten Korkanlar Ordusu!
Hepimiz hatiralarimizin ürünleriyiz. Geçmiste deneyimlediklerimizle, gelecege yön veririz. Aklimizi böyle programlamisiz. Geçmisin yenilgisine bakar, gelecekte olabilecek ihtimaller üzerine silah kusaniriz. Bu da bizi sonunda sevmekten korkanlar ordusunun askeri yapar. Elbette gelecegini yaratmakta özgür oldugunu bilenler, bu emir-komuta sistemine girmeyeceklerdir.
Sevginin en temel tuzagi korkudur. Korkunuz; aklinizi ve ruhunuzu ele geçirmisse, bir daha sevme ihtimaliniz oldukça zayiftir. Korku sizi mutluluktan ve yasamin keyfinden uzak tutar. Yakinda durdugunuz tek sey, sözüm ona güvenliginizdir!
Bir daha sizi kimsenin üzmeyecegine böylece emin olabilirsiniz. Bir daha ayni acilari yasamak zorunda kalmayacaginiza, size kimsenin ihanet etmeyecegine güvenebilirsiniz. Haklisiniz! Kimseyi sevmezseniz, bunlar da olmayacaktir. Peki, bu yasamak midir?
Korkularinizla yüzlesmediginiz sürece, sadece onlarin altinda ezilmekle kalmaz, çig gibi büyüyen bir korku topuyla karsilasirsiniz.
Bu durumu söyle açiklamaya çalisayim: Gecenin bir yarisi elektrikler kesilmeden önce, siz salonda televizyon izleyip çekirdek yiyordunuz. Sonra bir anda her sey karardi. Mum ve çakmak bulmaya giderken, nefes alisinizin siklastigini fark ettiniz mi? Yok canim, ne olacak? Sonra evin içinden o ana kadar duymadiginiz sesler gelmeye basladi. Korkunuz artacaktir. Sanki birisi evin içinde dolasiyor gibi.. Kosarak kendinizi bir odaya attiniz, kapiyi kapatip kilitlediniz. Sesler artikça, kalbinizin de hizi artti. Yüreginiz agzinizdayken, elektrikler geri geldi.
Her sey eski haline döndü. Elinize bulabileceginiz en agir seyi, mesela ütüyü alip kapiyi açtiniz. Yavas yavas odalari gezdiniz ve sonunda gördünüz ki; evde sizden baska kimse yok! Onca gürültü nereden gelmisti öyleyse? Elektrik gittigi için kendini bosa çikaran buzdolabi, aksam oldugu için genlesen ahsap mobilyalar ve daha pek çok sey… Akliniz, sizi içinde bulundugunuz ufak bir ürküntüden, koca bir korku yiginina tasidi.
Iste sevmekten korkanlarin durumu budur! Kaçtikça, kendinizi güvene aldiginizi zannettikçe, bir korku tünelinin içine girersiniz. Sevmekten korkanlar ordusunda yer almak, sizi acilardan korumaz. Unutmayin ki; sadece sevmeye cesareti olanlarin gerçek mutlulugu yakalama sanslari vardir, birkaç kez yanilsalar bile!
Not: Dünden beri sizlerden pek çok “geçmis olsun” mesaji ve iyi dilekler aliyorum. Hepinizin dualarina ve temennilerine tesekkür ederim. Bugün biraz daha iyi gibiyim. Sizlerin yolladigi güzel enerjilerin, ilaçlardan fazla etkisi oldugunu düsünüyorum. Bana yine, kocaman bir aile oldugumuzu hatirlattiginiz hepinize tesekkür ederim…
Candan Ünal