Geceler boyu yalniz oturdugum cam kenarlarinda, öyle çok dua etmistim ki, cevabi gelmis sanki. Bu yürek çarpintisi hep böyle sürecek mi? Bu kadar heyecan insani öldürür.
Kapimin zilinin hiç çalmadigi, kulagimin bir ayak sesi bekledigi uzun aksam saatlerinde, kimsesizligi çok aci yasadim. Ne zaman gün bitse, içime bir ates düserdi. Balkona çikip evlerin isiklarini seyrederdim. Herkesin çok mutlu oldugunu düslerdim, olmadiklarini bilmeme ragmen.
Pazar günleri disari çikmazdim. El ele dolasan çiftleri görünce, içim burkulurdu. En çok Pazar günlerinden nefret ederdim. Hangi arkadasimi arasam, esiyle, sevgilisiyle geziyor olurdu. Adet yerini bulsun diye beni de davet ederlerdi ama gidemezdim. Gitsem de keyif almazdim.
Disaridan bakinca herkes ne kadar mutlu görünüyor. Herkes deli gibi asik sanki, eller, kollar hiç birbirinden ayrilmiyor. Çift olmanin böyle zorunluluklari var. Evden çikmadan büyük bir kavga etmis olsan da, disarida belli etmeyeceksin. Dünyanin en uyusan, en asik, birbirini öylesine tamamlayan çifti gibi duracaksin. Nedense?
Böyle süslü iliskilerin altini kaziyinca, neler çikar oysa. Kadin, cinsel hayatinin mutsuzlugundan kredi kartlarini dibine kadar harcamistir. Eve icra gelmek üzeredir. Adam heyecanini yitirmis, gece yarilarina kadar sokakta baska kadinlarla gezmektedir. Evlilerse, çocugu bahane edip bosanmazlar, o çocugu daha kötü etkilediklerini fark etmeden yasayip giderler. Uzun zamandir birlikte olan bir çiftse, bu kadar alistigi birini birakip, yeniden baslamaya korkar. Üstelik sokaga çikar çikmaz birini bulacagi da garanti degildir. En iyisi eldekidir diye düsünür. Mutsuzlugu daha çok severiz yani, mutluluga adim atacak yürek, bizim mangallardan pek çikmaz.
Simdi asik oldum ya, onlara benzer miyim acaba? Es dost anlamasin diye, süslü çift numarasi yar miyim? Bir gece önce salon koltugunda uyusam da, Pazar kahvaltisinda kimse anlamasin diye, gece boyunca sevismisiz gibi davranir miyim?
Ask zamanla tükenir elbette, bunu bilirim. Ancak tükenen askin yerine sevgi, dostluk, saygi, anlayis ve degisim koyulamaz mi? Bu iliskilerin ortasi yok mudur? Yasayip görecegiz. Artik benim de evimde keyifli yemekler pisecek, dolabin bir tarafi sevgiliye verilecek, evimin isigi yanacak ve ben o sessiz geceleri saymayacagim. Ama simdi de baska bir hüzün sariyor içimi, ya su karsi apartmanda oturan yalniz biri, benim isigima bakip üzülürse?
Bu iliski isi çok zor, yalnizlik da boguyor insani, ne yapmali bilmem ki! Neyse, siz bos verin beni. Arada bir böyle garip düsünürüm. Söylediklerim herkese uymasa da, genellikle dogrudur ama insan asikken de bu kadar karamsar olmaz ki, degil mi?