|
Kuyuda olsak bile
|
Kuyuda olsak bile |
Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamin birinin esegi, kuyunun birine düsmüs. Niye düser, nasil düser sormayin. Esek bu, düsmüs iste. Belki kör bir kuyuydu, agzi tahtayla kapatilmisti, belki üzerine de toprak dökülmüstü. Zamanla tahta çürüdü, zayifladi, toprak da biten otlari yemek isteyen esegin agirligini çekemedi ve güm. Hayvancik saatlerce aci içinde kivrandi, bagirdi kendi dilinde. Ayiptir söylemesi, anirdi yani. Sesini duyan sahibi gelip bakti ki vaziyet kötü. Zavalli esegi kuyunun dibinde melül mahzun bakiniyor. Üstelik yaralanmis. Karsilastigi bu durumda kendini esegi kadar zavalli hisseden adamcagiz köylüleri yardima çagirdi. Ne yapsak, ne etsek, nasil çikarsak sorulari havada kaldi. Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalismaya degmez. Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek. Ellerine aldiklari küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attilar. Zavalli hayvan, üzerine gelen topraklari, her seferinde silkinerek dibe döktü. Ayaklarinin altina aldigi toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi. Ve sonunda yukariya kadar çikmis oldu. Köylüler agzi açik bakakaldi.
Hayat bazen çok acidir, sanki bütün dünya üzerimize geliyor gibi hissederiz. Tutundugumuz her dal kopar. Her seyin aksi gittigine inaniriz. Iste kendimizi biraktigimiz o an, hayat üzerimizi adeta toprakla örter. Bas etmenin tek yolu, yakinip sizlanmak degil, silkinmek ve kurtulmaktir. Aydinliga dogru kosmaktir. Kör kuyuda olsak bile
Kuyuda olsak bile Hikayesi 29 Aralik 2011, Per?embe günü Hikayece eklenmiş ve 123 kişi tarafından okunmuştur.
|
|
|
|
|