Ana Sayfa

Paylaş

 » Kategoriler

» Ask Hikayeleri

» Cocuk hikayeleri

» Dini Hikayeler

» Dostluk Hikayeleri

» Duygusal Hikayeler

» Efsane Hikayeler

» Fikralar

» Gebelik

» Gercek Hikayeler

» Gerekli Bilgiler

» Guzel Makaleler

» ibretlik Hikayeler

» ilginc Hikayeler

» Kadinca

» Kisisel Hikayeler

» Komik Hikayeler

» Korku Hikayeler

» Masallar

» Sesli Hikayeler

» Sevgi Hikayeleri

» Yemek Tarifleri

Kel oglan ile nasreddin hoca

  Kel oglan ile nasreddin hoca


Keloglan Ile Nasreddin Hoca
Keloglan kasabaya tavuk satmaya gitmis. Pazara gelince elindeki iki tavuga müsteri aramaya baslamis. Adamin biri tavuklara bir altin vermis. Keloglan bunu kabul etmemis. Ille de iki tavuga iki altin isterim demis. Keloglan’in tavuklari bir altina vermedigini gören adam:

Keloglan kasabaya tavuk satmaya gitmis. Pazara gelince elindeki iki tavuga müsteri aramaya baslamis. Adamin biri tavuklara bir altin vermis. Keloglan bunu kabul etmemis. Ille de iki tavuga iki altin isterim demis. Keloglan’in tavuklari bir altina vermedigini gören adam:

“ Bak Keloglan, bende bir define haritasi var. Yalnizim, yaslandim artik. Bu sebepten defineyi aramaya çikamadim. Eskiden, Zenginoglu’ nun konaginda çalisirdim. Bu haritayi bana Zenginoglu vermisti. Iki tavuk benim olsun, harita senin olsun, defineyi ara bul, ömrünce mutlu ol ” demis. Keloglan adama inanmis, degis tokus yapilmis. Keloglan aksamüstü yorgun argin köyüne dönmüs. Anasi:

“ A benim kel oglum, kabak oglum. Hiç bu kagit parçasina iki tavuk verilir mi? Sen tavuklari satip gaz, tuz alacaktin. Kandirmislar seni. Simdi karanlikta otur, yemekleri tuzsuz ye de aklin basina gelsin ” diyerek bagirip çagirmis. Keloglan orali olmamis, akli fikri definedeymis. Sabahi zor etmis, erkenden kalkmis. Anasina:

“ Ana ben defineyi aramaya gidiyorum. Kislik yiyecek hazirlamistim. Varsin gaz olmasin, aksamlari erken yatarsin. Varsin tuz olmasin, komsudan istersin. Defineyi bulursam, seni sultanlar gibi yasatacagim ”demis. Anasinin elini öpmüs. Keloglan’ in kararli oldugunu gören anasi çaresiz fikir degistirmis. “ Güle güle git, Keloglan. Insallah defineyi bulursun “ diyerek Keloglan’ i ugurlamis.

Keloglan dag-bayir asmis, günlerce aramis, sonunda haritadaki kuyuyu bulmus. Define bu kuyunun içindeymis. Kuyuya attigi tas tak diye ses çikarmis. Keloglan kuyuda su olmadigini anlamis. Fakat geçen yil köydeki kör kuyuya inen ve bir daha çikamayan üç kisi aklina gelmis. “ Yanimda köyden getirdigim ip var. Kuyunun kenarina baglayip insem ya ben de onlar gibi kuyudaki zehirli dumandan bogulur kalirsam halim nice olur, diye düsünceye dalmis. Evvela bana mert, sözünün eri, kuyudaki tehlikeyi ortadan kaldirabilecek bir yardimci lazim. Böylesi de nerelerde bulunur, diye düsünürken aklina Nasreddin Hoca gelmis. Tamam demis Hoca bu isin çaresini bulur. ‘

Az gitmis uz gitmis, sonunda Aksehir’ e varmis. Sormus, Nasreddin Hoca’ nin evini göstermisler. Kapiyi çalmis. Nasreddin Hoca kapiyi açmis. “ Buyurun evladim “ demis,
“ Ben Nasreddin Hoca’ yim. Bir sey mi arzu etmistiniz? “

“ Hocam bizim köyde bana Keloglan derler. Sizin önemli bir meselenin çözümüne yardiminizi rica edecektim. Beni dinlemek zahmetine katlanirsaniz çok sevinirim. “
Hoca Keloglan’ i evine buyur etmis. Keloglan define haritasina nasil sahip oldugunu, anasina veda edip köyden ayrildigini, haritadaki kuyuyu buldugunu, kuyuya neden inemedigini anlatmis. “ Eger defineyi bulursak yari yariya paylasiriz, Hocam. Ne dersiniz? ” diyerek sözü baglamis.

Nasreddin Hoca:

“ Uzun süredir kullanilmayan veya etrafindaki toprak tabakasindan içine zehirli hava sizan kuyularda, yeterli hava akimi olmadigi için, bu zehirli hava birikir. Eger böyle kuyulara inilirse insani zehirler, öldürür. Söyledigine göre kuyunun derinligi dokuz on metre varmis. Kuyunun çevresini kazip genisletmek çok yorucu ve zahmetli, ikimiz basaramayiz. Yardimci bulmaya kalksak kulaktan kulaga yayilir, halk kuyunun basina dolar. Baska bir yol bulmaliyiz Keloglan. Sen bizde birkaç gün misafir kal, düsünüp hal çaresini bulurum. “

Nasreddin Hoca sonraki iki gün planlar yapmis, taslaklar çizmis. Planlari demirciye götürmüs. Bu aletlerin olanini vermesini, olmayani çizime uygun olarak yapmasini tembihlemis. Haftasina aletler hazir olmus. Iki esegin çektigi bir araba almis. Arabaya aletleri, yiyecek, içecek gibi ihtiyaçlari koymus. Karisiyla vedalasip esegine binmis. Nasreddin Hoca esegiyle önde, Keloglan arabayla arkada, yola koyulmuslar. Günlerce süren zahmetli yolculuktan sonra definenin bulundugu kuyuya varmislar. Hoca kuyuyu incelemis. Keloglan ile birlikte demirciye yaptirmis olduklari büyük körügü kuyunun yanina indirmisler. Yaklasik on santim genisligindeki borunun bir ucunu kuyunun dibine sallamislar. Diger ucunu körüge takmislar. Birlikte körüge temiz hava basmaya baslamislar. Yillardir burada biriken durgun ve zehirli hava, temiz ve basinçli havanin etkisiyle parçalanmaya, yavasça yükselmeye, kuyudan çikmaya baslamis. Körük her hava basisinda kuyudaki zehirli hava orani azaliyormus. Bu islem ertesi gün de devam etmis. Üçüncü gün kuyunun temizlendigine kanaat getirmisler. Yine de her seyden emin olmak için Nasreddin Hoca arabada getirdigi bir kediyi çuvala koymus. Çuvali ipe baglayip kuyunun dibine sarkitmis. Yarim saat sonra kediyi çikardiginda dipdiri oldugunu görmüs.

Keloglan ipi beline baglayip kuyuya inmis. Haritada belirtilen tasi çikarmis. Tasin altindaki topragi kazinca, sandigi bulmus. Yanindaki diger ipe sandigi baglamis ve Hoca’ ya kendisini çekmesi için seslenmis. Keloglan kuyudan çikinca, Hoca ile sandigi yukariya çekmisler. Sandigin kilidini kirip, kapagini açinca, bir de ne görsünler: Çil çil altinlarla dolu degil miymis sandigin içi… Çok sevinmisler. Hemen altinlari paylasmislar. Ertesi gün, Nasreddin Hoca esegiyle Aksehir’e, Keloglan arabayla köyüne dogru yola koyulmuslar.

Keloglan köyünde dillere destan bir konak yaptirmis. Hizmetçiler, usaklar tutmus. Tarlalar, baglar, bahçeler satin almis. Anasiyla birlikte sultanlar gibi yasamaya baslamis. Keloglan’ in görülmemis zenginligi padisahin kulagina gitmis. Ava çiktigi bir gün Keloglan’ in konagina ugramis. Keloglan padisaha hürmet göstermis, en iyi sekilde agirlamis. Gördügü yakin ilgiden çok memnun kalan padisah, Keloglan’ i gelecek ay kutlanacak bayram için, sarayina davet etmis.

Bayram günü Keloglan arabalar ve usaklarla beraber saraya gitmis. Eglenceler sirasinda padisahin dünya güzeli kizi Menekse ile tanismis ve asik olmus. Menekse de Keloglan’ i görür görmez sevmis ve yanindan ayrilmak istemiyormus. Bayram eglenceleri bittikten sonra Keloglan konagina dönmüs. Anasina Menekse Sultan’ i görür görmez asik oldugunu, onsuz yapamayacagini söylemis. Düsünmüsler, tasinmislar, padisahtan Menekse’yi istemeye karar vermisler. Daha sonra anasiyla gidip kizi istemisler. Padisah Menekse’yi Keloglan’ a vermis. Keloglan konagina dönüp dügün hazirliklarina baslamis. Bir taraftan da Nasreddin Hoca’ ya haberciler gönderip, dügüne davet etmis.

Nasreddin Hoca payina düsen altinlarla Aksehir’e döndükten sonra yoksullari, yetimleri, giydirip kusatmis, parasinin çogunu hayir islerinde kullanmis. Bir yandan da Keloglan’in köyünde konak yaptirdigini, usaklar tutup, araziler satin alip sultanlar gibi yasamaya basladigini dost sohbetlerinde ve gelip giden yolculardan duyar, anlatilanlara sevinirmis. Keloglan’ in dügün haberini ve Menekse Sultan ile evlenecegini duyunca keyfi pek yerine gelmis. Hemen dügüne gitmek için hazirliklara baslamis. Halilar, kürkler, ipek kumaslar almis. Menekse’ye küpe, kolye, gerdanlik gibi ziynet esyalari almis. Ayrica dört atin çektigi iki araba satin almis, iki tane de usak tutmus. En degerli elbiselerini, en gösterisli kürkünü giymis. Karisiyla birlikte dügünden birkaç gün önce yola çikmis. Nasreddin Hoca maiyetiyle birlikte gayetle satafatli bir sekilde saraya varmis. Keloglan Hoca’ yi kapida karsilamis. Elini öpmüs. Sarilmislar, hasretle kucaklasmislar. Dügün gününe kadar Hoca basindan geçmis nice olaylara ince espriler katarak anlatmis. Davetlilerin hosça vakit geçirmelerine yardimci olmus. Sazli, sözlü eglenceler arasinda Keloglan ile Menekse Sultan evlenmisler. Mutluluklarina diyecek yokmus. Daha uzun yillar mutlu ve bahtiyar olarak yasamislar




Kel oglan ile nasreddin hoca Hikayesi 5 Ocak 2012, Per?embe günü  Hikayece eklenmiş ve 129  kişi tarafından okunmuştur.


© 2010    SiteMap