Ana Sayfa

 » Kategoriler

» Ask Hikayeleri

» Cocuk hikayeleri

» Dini Hikayeler

» Dostluk Hikayeleri

» Duygusal Hikayeler

» Efsane Hikayeler

» Fikralar

» Gebelik

» Gerekli Bilgiler

» Guzel Makaleler

» ibretlik Hikayeler

» ilginc Hikayeler

» Kadinca

» Kisisel Hikayeler

» Komik Hikayeler

» Korku Hikayeler

» Masallar

» Sesli Hikayeler

» Sevgi Hikayeleri

» Yemek Tarifleri

Kabirde ilk gece

  Kabirde ilk gece


Ahmet rüyada mi yoksa gerçek hayatta mi oldugunu tam kestiremedigi bir kalabaligin arasinda mezarliga dogru ilerliyordu. Kalabalik bazen “El Fatiha” nidalariyla duruyor, soluklaniyor, ellerini yüzlere sürüyor ve tekrar yürümeye devam ediyorlardi. Mezarlik lahuti sessizligine cemaatin dualari, aminleri ve fatihalariyla ara verse de bir müddet sonra tekrar mistik bir sessizlige bürünüyordu.
Mezarlik, sagli sollu kol kola dizilmis çam agaçlarinin hazir kita karsilama ekibi ve kuslarin tatli çigirislariyla olusturdugu küçük bir koroyla gelen misafiri agirliyordu. Ahmet kalabaligin arasinda sessizce ilerliyordu. Az ileriden kürek sesleri isitiliyordu. Cemaat omuzlarinda tasidiklari tabutu hizli bir sekilde son ugurlama yerine dogru götürüyorlardi. Sanki bir an önce kurtulmak istiyormusçasina…
Mezarin basina gelmislerdi. Nice büyük salonlari, odalari begenmeyen insanoglu için hazirlanmis bir seksen uzunlugunda, elli santim genisliginde ihtisamli bir çukur gözleri aliyordu. Burada yatilir mi diyen nicelerinin üzerinden uzun süren mevsimler geçmisti. Iste yeni bir misafir daha agirlamak için insanoglunun gözünü dolduracak büyüklükte bir misafirhane daha hazirlanmisti.
Ahmet saskin gözlerle çukura inen iki kisiye bakti. Birisi düz sari saçli, genis omuzlu bir genç, digeri ise kumral, mavi gözlü yakisikli bir delikanliydi. Bu ikisini çok iyi taniyordu. Çünkü ikisi de kendisinin öz mü öz ogullariydi. Ne isleri vardi, ne geziyorlardi çukurun içinde? Seslenmek, “çikin oradan” demek istedi ama çocuklarinin böyle centilmen bir tavir içinde olmalari kendisini duygulandirdi. Birden seslenmekten vazgeçti. Ama gözlerinden süzülen o derin, anlamli yagmur taneciklerine bir türlü mana veremedi. Bir insan ancak cigerinden birisi için dökebilirdi bu yaslari. Celal ve Furkan’in duyarli yüreklerinden gözlerine yansiyan hüznün melodisi, Ahmet’in gözlerini doldurdu. Hüzün melodisiyle sarsilan gözleri biraz ileride kadinlarin arasinda tanidik yüzlerle daha da dalgalandi. Esi Nesrin Hanim ve üç kizi bir kösede kizarmis gözlerle metaneti kaybetmemeye çalisan yürekle dua ediyorlardi. Acaba bu ölen kisi kimdi ki bu kadar yakiniyla birlikte mezarliga dolusmuslardi. Aslinda kendisi de nasil buraya geldigini tam hatirlamiyordu.
Tabut açildi. Bembeyaz elbisesiyle dünyanin tüm kirlerinden kurtulusun mustusunu veren boydan takimiyla yenidünya yolcusu mezar metrosuna indirildi. Günes yavas yavas apartmanlarin ardindan evine dogru çekiliyordu.
Nasil ki her dogan günesin batisi, her ilkbaharin bir kisi varsa her dogan insanin da ölümü vardi. Ebedi degildi fani insanlar için dünyanin omuzlari. Rodeoya katilmis bir kovboy gibi kimisi az, kimisi çok kaliyordu dünya atinin sirtinda. Ama sonunda hepsi düsüyordu topragin kara bagrina.
Topraklar kürek kürek atilmaya baslandi. Birkaç kürek atan çekiliyordu kenara. Herkes çorbada tuzu olsun hesabi bir parça toprak serpiyordu beyaz takimli yolcunun üzerine. Ahmet’te atmak istedi ama o cesareti bulamadi kendinde. Diz çöktü mezarin yani basina.
Imam telkine basladi. Herkeste ölümün hazin sessizligi hâkimdi. Hazan mevsimindeki agaçlar gibi solgundu Sümeyye, Fatma ve Mevlüde. Kizlarinin bu sararmis hali gözlerinden kaçmadi. Bir seyler söylüyor agliyorlardi, ama bir türlü anlamiyordu. Hele Celal ile Furkan o gencecik çaglarinda birden sonbahar rüzgârinin sert esintisiyle çarpilmisçasina sararmislardi.
Telkin bitmisti. Topluluk yavas yavas dagiliyordu. Esi Nesrin Hanim siyah bir esarp baglamis kizlari ile kadinlarin taziyelerini kabul ediyorlardi. Furkan ile Celal’de erkeklerin taziyelerini kabul ediyorlardi. Amcalari Halil çocuklari bagrina basti. Halalari Nurgül ile Nilüfer ise kizlarin yanindaydi. Ahmet’te onlarin yanina gitmek için çöktügü yerden kalkti. Ama biden omuzlarinda bir agirlik hissetti. Geriye döndü. Birden irkildi.



Kabirde ilk gece Hikayesi 14 Subat 2010, Pazar günü  Webmaster eklenmiş ve 358  kişi tarafından okunmuştur.


© 2010    SiteMap        Hikayeni Ekle