Erkekler neden aldatir?
`Dogru Erkegi Bulma Kilavuzu, Erkekleri Kullanma Kilavuzu, Kadinlari Kullanma Kilavuzu, Aldatilan Kadinin Kilavuzu, Terk Etme Oyunlari Kilavuzu, Ask Oyunlari Kilavuzu`, ‘Kadin Tamir Servisi’ kitaplarinin yazari, Boxer Dergisi’nde ‘Iliski Gurusu’ olarak yoluna devam eden ilhan Uçkan’la ilginç söylesi...
Iliskilerde en çok yapilan hatalar neler?
Sanirim en fazla yapilan hata, güven duygusunu kaybetmek. Tabii burada bahsettigim kisisel güven. Bu olmadan bir iliskiyi sürdürebilmek tamamen imkânsiz. Insan paranoyak olur yoksa. “Acaba beni aldatir mi, acaba beni ne zaman terk edecek” vs… Korkunç bir durum. Bir de bu güvensizligin yarattigi kaybetme korkusu var ki daha da trajik. Öylesine yer etmis ki içimizde, çogu zaman karsima son derece sevilen ve terk edilmenin çok uzaginda olan kisiler geliyor. Ama böyle bir durum söz konusu degil desem bile söyle diyorlar, “Umutsuz bir iliski mi benim yasadigim?”. Evet umutsuz bir iliski ama tek tarafli bir umutsuzluk bu. Ne yazik ki daha sonra hastalik bulasici evreye geçtiginden öteki de etkileniyor. Yani bir an önce önlem alinmasi gerekiyor.
`Kadin Tamir Servisi’ çikardiginiz son kitabiniz? Garantisi var mi bu servisin?
Var, kesinlikle garantisi var. Öncelikle kendimizle eglenebilmeyi ögrendigimiz zaman her sey daha kolay olmaya basliyor. Garantisi özellikle üzerinizdeki gerilimi yok etme konusu.
Yipranmis iliskilerin tamiri mümkün müdür? Iliskinin ne sekilde yiprandigi önemli elbette. Aldatilma nedeniyle yipranan bir iliskide bazi seyleri eski yerine koymak kolay olmasa da onun dahi tamiri var. Korkulariniz yüzünden yipranmissa onun da var. Bütün mesele silkinip kendinize gelmeniz.
Iliskilerde tamiri en zor olan konu ne?
Güven kaybi sanirim. Karsimizdaki kisiye duydugumuz güven sarsildigi anda domino etkisi yaratiyor ve her sey sarsilmaya basliyor. Çöküs an meselesi ya da uzun sürerse de yipranma had safhada oluyor.
Bu servis sirasinda en çok hangi yedek parçalara ihtiyaç duyuluyor?
Benim kitaplarima ve önerecegim destek kitaplar ve yardimlara… Bunlara yedek parça demek yerine ekibin tümüne demek daha dogru olur aslinda. Bazen bir psikolog ya da psikiyatr yardimi sart oluyor. Tabii söyledigimde çeliski var zannedilmesin diye hemen ekleyeyim, kendi alanlarinda destek vermeleri için. Bazen bir hukukçu, bazen bir ekonomist, bazen de bir NLP uzmani da gerekebiliyor.
Iliskiye yeni baslayan, piril piril iliskilerin, kireç tutmamis asklarin tamir durumuna gelmemesi için öncelikle nelere önem verip, dikkat edilmeli?
Sadece aklimiza güvenmemiz yeter ve kendimize yalan söylemememize… Neyin zaaf, neyin ask, neyin sevgi oldugunu ayirt etmeye ve sonuç olarak aslinda bilgiye… Bilgi çok neseli bir sey olabilir.
Iliskide bilmeden ya da farkinda olmadan yapilan hatalar nelerdir?
Çogu zaman hata oldugunu, bile bile yaptigimiz için farkinda olmadan ya da bilmeden demek zor geldi. Ama bilmeden yapilan sey hiç durmadan zamani geri almaya çalismak. “Eskiden bana söyle davranirdi” diye baslayan cümleler bunun kanitidir. Zaman duran bir sey degil ki. Geriye de almayi hâlâ becermedik. O zaman hiçbir seyin oldugu yerde durmadigindan hareketle önümüze bakmamiz ve geçen zamani sadece pratik yapma adina haneye eklememiz gerekir.
Peki iliskilerle ilgili en sik, en çok karsilastiginiz sorun nedir?Ilginç ama insanlarin yasadiklari iliskiyi görememeleri. Degerlendirme yapamamalari. Hangi asamada ya da hangi duygularda olduklari konusunda belirsizlik yasamalari. Ve sorularin cevaplarini hep karsidan beklemeleri diyebilirim özetle.
Bir de “Aldatilan Kadinin Kilavuzu” kitabiniz var ki, tam anlamiyla bir kilavuz niteliginde. Aldatilmayi tüm boyutlariyla ele almissiniz. Erkekler neden aldatir diye sorsam…
Aldatilmanin hep duygusal boyuta indirgenmesi bana oldum olasi saçma gelmistir. Sadece aldatilan kisinin çektigi acilardan harmanlanan ve beslenen bir malzeme gibi ciklet edilip duruyor. Peki, saglik boyutu, cinsel yolla bulasan hastaliklar, ya alet edilen çocuklar, peki ya hukuki haklarimiz, ya zihnimizde olusan ve yerlesen hafiza dosyalari… “Aldatilan Kadinin Kilavuzu” diger kitaplarimdan farkli, çünkü içerigi olusturmakta destek aldigim Çocuk ve Genç Psikiyatri, Avukat, NLP Uzmani, ve Jinekolog var. Erkekler neden aldatir sorunuza gelince… Bunun cevabi çok kapsamli olmak zorunda. Ama öncelikle cehaletten demek yeterli.
Bir de erkeklerin aldatmasi olayinda akil almayan su durum da var. Karisini / sevgilisini çok sevdigi halde, sevdiginin tam zitti olan bir kisiyle aldatmasi olayi. Bunun temelinde ne yatiyor?
Tek kelimeyle ego bile yeterince açiklayici olabilir…
Aldatildigini anlayan kisi ne yapmali, nasil davranmali?
Önce bir iliski danismanina, sonra bir psikologa, jinekologa ve kaygan zeminden kurtulmak için bir avukata gitmelidir.
`Bana göre bir iliskinin olmazsa olmazlarindandir terk etme oyunlari” diyorsunuz. Nasil yani? Terk etmek de terk edilmek de bir kriz aslinda. Bu krizi en az zararla atlatabilmek için yapilmasi gerekenler ne?
Terk etme oyunlari deger yaratmak için son derece gerekli. Ask için, karsinizdaki kisinin maceraci ruhunu oyuna kiskirtmak için ve her gün yeni seyler kesfetmek için olmazsa olmaz bir oyun. Hele ki nasil oynayacaginizi bilmeyin, yari yolda kaliverirsiniz. Bitmemis bir iliskiyi bitti zanneder gereksiz kayiplar tarihini yazarken buluverirsiniz kendinizi.
Kim bilir ne çok kisi terk etmeyi ve terk edilmeyi böyle algilamadigi için sonu hüsranla bitmis iliskiler yasadi. Ama aslinda tam anlamiyla kazanmadiginiz ve sizi terk ettigini söyleyen birini tam da o anda geri kazanma sansinizin ne kadar yüksek oldugunu bir bilseniz. Tek ve küçük bir hamle, minicik bir cümle ya da belli belirsiz bir mimik her seyi tam tersine çeviriverir. Bazen bir ‘Oh’ demek mesela. Nasil ve nerede diyeceginizi bilirseniz hayatinizi degistirebilirsiniz. Iliskileri sansa birakmamak lazim. Böylece birakin az zararla kriz atlatmayi, krizi kâra dönüstürebilirsiniz.
Peki ya kriz sonrasinda yapilacaklar?
Kriz aninda karsinizdaki kisinin tepkilerini aklinizin bir kenarina kaydederseniz bütün krizlerle pek rahatça bas edebilirsiniz. Sadece izlemek ve akilda tutmak yeterli. Yeri gelince de kullanma konusunda yaratici olmak lazim elbette.
Insan; terk ettiginde ya da terk edildiginde çaresiz kalmasinin nedeni nedir?
Köseye sikisma duygusu diye düsünüyorum. Ama köseye sikisma aslinda o konuda bilginiz olmamasindan kaynaklanir. Dünyada elbette çaresiz oldugumuz pek çok sey var ama terk etme ya da terk edilme asla bunlardan biri degil.
Terk ederken en çok yapilan yanlislar nelerdir?
Karsimizdakini suçlamak, ona bir sans daha vererek pasif kalmak, vicdan azabiyla iliskinin bittigini söyleyememek ve uzaklasip ulasilmaz olarak o kisinin bir kazanma savasi vermesine neden olmak, kirmaktan korktugumuz için ya da gerçek haliyle “hayir” deme özürlü oldugumuz için terk edemeyip, kötü davranmaktan utanç duymamamiz. Zayifligimizin acisini karsimizdakinden çikarmaya kalkmak kadar ayip bir sey olabilir mi?
Ikili iliskilerde kadin, tamamen kopamiyor. Ya da kopmak istemiyor. Neden?
Erkekler de kopamiyor. Çok sayida ünlü örnek de verilebilir. Tabii erkeklerin ve kadinlarin kopamamasinin farkli sebepleri var. Erkek, ‘Helalim’ diye tekelinde tutmaya, harem kurmaya meylediyor. Kadinlar da bazen ekonomik, bazen yerine yenisini koyamama, bazen de kaybetmenin dokundugu hassas noktalari, yaralari tedavi edememekten… Belki de yüzlesmekten korkmak demek daha açiklayici olabilir.
Boxer’da ‘Iliski Gurusu’ olarak yazilar yaziyorsunuz. Erkeklerin kadinlarda asla anlayamadigi konular neler?
Aslinda tek hatirlamalari gereken konu kadinlarin bir periyodu oldugu. Bunu hatirladiklarinda her sey çok kolaylasacak. Ve zor ama vücut dilleri kadinlarin konustuklarindan daha dogru seyler söyler. Tabii ritim de çok önemli. Elbette bu karmasik dilleri okuyabilecek bilgi de gerekiyor.
Peki ya kadinlarin erkeklerde…
Onlarin sefkate, korunmaya, kollanmaya ve idare edilmeye ihtiyaçlari oldugunu hiç anlamak istemiyoruz.
Iliskilerdeki sorunlarin büyük bölümünün kaynaginin neler oldugunu düsünüyorsunuz?
Kirlenmis bilgiler demek en kisa tarif olur bence. Birine “Belim agriyor” deyin, size mutlaka uzun uzun fitik hikayeleri anlatir. Birine “Evleniyorum” deyin, daha uzun bir söyleve de hazir olun. Birine ‘Çocuk istiyorum” deyin, çocugu olsun ya da olmasin uzun uzun zahmet, maddi sorunlar ve daha bilumum ezbere cümle dinleyin. O çok konusan ve olur olmaz konusanlara kitap, köse yazdirin. Zengin ve ünlü olacaklari garantidir. Bilginin içerigi degil, konusu önemlidir onlara göre.