|
En Zeki Hayvanlar
|
En Zeki Hayvanlar |
Hayvanlar, kendi aralarinda, en zeki hayvan yarismasi düzenlemislerdi. Her hayvan, kendini hayvanlarin en zekisi sandigindan, bu yarismayi kazanacagini saniyordu. Ama hepsi de yarismanin birinciligine iki güçlü aday oldugunu bilmekteydi; bu adaylardan biri tilki, biri de sansardi.
Kurnazlikta, zekada, bu ikisine üstün baska hiçbir hayvan yoktu. Bu yarismayi ya biri, ya . öbürü kazanacakti. En zeki hayvan yarismasinin yapilacagi gün yaklastikça, yarisma birinciligine iki güçlü aday olan sansarla tilki arasinda korkunç bir rekabet baslamisti. Bu iki zeki hayvan birbirlerine düsman olmuslardi. Sansar tilkinin, tilki de sansarin kazanmamasi için, elinden geleni yapiyordu.
Sansar,
- Tek tilki kazanmasin da, zarar yok, ben de kazanmamaya raziyim... diyordu.
Tilki de,
- Tek sansar kazanmasin da, kim kazanirsa kazansin... diyordu. Durum bu denli düsmanliga varinca, sansarla tilki, en zeki hayvan yarismasinin birinciligi için baska bir aday aramaya basladilar. Öyle bir hayvan bulmaliydilar ki, zeka konusunda kendileriyle yarisa çikamasin, onlara bir zarari olmasin, yani hayvanlarin en aptali olsun. Araya araya buldular bu hayvani: Öküz... Bir sabah sansar, yemyesil bir çayirlikta otlamakta olan öküzün yanina gidip, - Merhaba öküz kardes, diye söze basladiktan sonra, öküzün zekasini övmeye basladi. Öküz büyük bir alçakgönüllülükle gülümseyerek, - Benimle alay mi ediyorsun sansar kardes? dedi.
Sansar,
- Ne diye alay edecekmisim, dedi, hayvanlarin en zekisiyle alay etmek haddime . mi kalmis... Sansar, öküzü hayvanlarin en zekisi olduguna inandirmak için diller döktü. Bununla da yetinmeyip öbür hayvanlari da, öküzün en zeki hayvan olduguna inandirmaya çalisti. Sansardan sonra çayirda otlayan öküzün yanina tilki gitti. Kendisine bön bön bakan öküze, - Ah öküz kardes, dedi, gözlerinden zeka kivilcimlari çikiyor. Öküz, - Ben her ne kadar öküzsem de sandigin kadar da öküz degilim, kendimi bilirim, dedi.
Tilki,
- Inan olsun öküz kardes, dedi, senin o zeka kivilcimlari çakan piril piril gözlerine bakarken, ipnotize olup kendimden geçiyorum. En zeki hayvan yarismasinin rakipsiz tek adayi sensin. Tilki, öküzün zekasini tanitmak için, can düsmani sansardan daha büyük . bir reklam kampanyasina giristi. Hayvanlar, öküzün zeki olmadigini, yarismayi kesinlikle kazanamayacagini elbet biliyorlardi. Ama sansarla tilkinin, kendilerinden baskin çikip en zeki hayvan seçilmemesi için, öküzün zeki oldugu yalanina inanmadiklari halde inanmis göründüler. Birbirlerine öküzün ne büyük zekasi oldugunu ballandira ballandira anlatmaya basladilar. - Aman zürafa kardes, bizim öküz yok mu, ben onun kadar zeki hayvan görmedim... - Hiç bilmez olur muyum, devekusu kardes, öküz benden bile zekidir. Sen ne dersin leylek kardes? - En zeki hayvan yarismasinda ben oyumu, gözümü kirpmadan öküze verecegim. Daglar, taslar, ormanlar, çöller, kayalar, dereler, hayvanlarin öküz övgüleriyle yankilaniyordu: - Hayvanlarin en zekisi öküzdüüüür! - Öküzden . daha zeki hayvan yoktuuuur!
- Bizim en zekimiz öküz!
Bütün hayvanlarin bu yogun propagandasi karsisinda öküz de yavas yavas, gerçekten hayvanlarin en zekisi olduguna inanmaya baslamisti. Kendi kendine söyle diyordu: - Çakal, sansar, tilki, bütün hayvanlar söylüyor, hayvanlarin en zekisi benmisim. Hepsi de aldanmiyor ya, öyleyse dedikleri dogru... Yarisma günü geldi. Bütün hayvanlar, öküzün hayvanlarin en zekisi oldugunda anlastilar. Böylece öküzün hayvanlar toplumundaki yeri, isi, görevi, düzeyi, yükselmis oldu. Öküz artik kasila kasila yürüyor, sisine sisine bögürüyor, yayila yayila kuyruk altindan mayis birakiyordu. Gel zaman, git zaman... Hayvanlar arasinda, çiftesi en pek hayvan yarismasi yapilacakti. Hiç kuskusuz, çiftesi en pek hayvan, ya at yada katirdi.
Esek de,
- Benim de çiftem güçlüdür! diye araya giriyorduysa da, katirla atin çiftesi yaninda esegin çiftesinin adi bile geçmezdi. Katir atin, at da katirin çiftesi en güçlü hayvan diye seçileceginden korkuyordu. Bu iki hayvan arasinda tarih boyunca süren kanli bir çifte atma rekabeti vardi. Bu iki can düsmani, . yarisma günü yaklastikça birbirlerine atip tutmaya basladilar. At söyle diyordu: - Hih, katirin çiftesi de çifte mi sanki... Öküz bile ondan daha sert çifte atar. Babasi esek olan bir hayvanin çiftesinden ne çikar..
Katir da söyle demekteydi:
- Atin çiftesiyle sinek bile ezilmez. Öküzün çiftesi bile atinkinden daha güçlüdür. At derede su içmekte olan öküzün yanina gidip ona söyle dedi: - Ey sayin öküz, sen dünyanin yalniz en zeki degil,hem de çiftesi en güçlü hayvanisin! Art sol ayagiyla bastigi taze fiskidan fos diye bir ses çikaran öküz, - Aman at kardes, dedi, sen varken benim çiftemin lafi mi olur.
At üsteledi:
- Yoo, sayin öküz, sen bir çifteyle katiri devirirsin. Bosuna alçakgönüllülük gösterme. At gitti, arkasindan katir, öküzün yanina geldi, - Dünyanin çiftesi en güçlü hayvani sayin öküze saygilarimi sunarim, dedi. Öküz, bu sözlere önce inanmak istemedi, ama katir, - Benim çifte de, atin çiftesi de seninkinin yaninda hiç kalir.. deyince, - Ben onlardan . daha iyi bilecek degilim ya... diyerek, çiftesinin pekligine inanmaya basladi. Her hayvan kendini çiftesi en güçlü hayvan saniyordu. Horoz bile, mahmuzuyla çifte atabilecegini sanmaktaydi. Iste bu yüzden bütün hayvanlar, çiftesi zayif bir hayvanin çiftesi en pek hayvan olarak seçilmesini istemekteydi.
Yarisma günü geldi. Bütün hayvanlar, öküzün çiftesi en güçlü oldugunda birlik gösterdiler.. Böylece en zeki hayvan olan öküzün çiftesi en güçlü hayvan olarak da hayvanlar toplumundaki yeri, isi, görevi, düzeyi daha da yükseldi.
Gel zaman, git zaman... Hayvanlar arasinda hizli kosma yarisi yapilacakti. Her hayvan, hatta kaplumbaga bile, kendisini en hizli kosan hayvan sanmaktaydi. Ama yine her hayvan içinden, en hizli kosan hayvanin ya tavsan yada tazi oldugunu biliyordu. Hepsinin içinde de, her zaman, her yerde oldugu gibi, en güçlüye, en basariliya düsmanlik, kiskançlik, çekemezlik duygulari vardi. Onun için, en hizli kostuklarini bildikleri halde, tavsanla tazinin yarismayi kazanmasini istemiyorlardi. Hizli kosmada en amansiz rakip olan tavsanla tazi, yarisma günü yaklastikça birbirlerine can düsmani olmuslardi. Tazi, - Ben birinci olmayacaksam, öküz olsun daha iyi... diyordu. Tavsan da ayni düsüncede oldugundan öküze gidip, - Sen yalniz en zekimiz, en çiftesi güçlümüz degil, hem de bizim en hizli kosanimizsin sayin öküz, dedi. Öküz, tavsana, - Tazi da senin gibi düsünüyor... dedi. Yarisma günü gelip çatti. Bütün hayvanlar kosmaya basladilar. Hizli kosabilenler, rakipleri birinci olmasin diye birbirlerini çelmelediklerinden, önleyip engellediklerinden düsüp devriliyorlardi. Hepsi de, içlerinde en yavas kosan öküzün birinci gelmesini istiyorlardi, ona yol veriyorlardi. Bunun sonunda öküz birinci oldu. En zeki, en çiftesi pek, en hizli kosan hayvan seçildiginden, öküzün hayvanlar toplumundaki yeri, düzeyi, isi, . görevi daha da yükselmisti. Öküzün burnu büyümüstü, yanina varilmiyordu artik. Gel zaman, git zaman... En yakisikli hayvan seçimi yapilacakti. Bütün hayvanlar kendilerini en yakisikli sanmaktaydi. Ama hepsi de en güzel hayvanin dag keçisiyle geyik oldugunu da biliyorlar, bu iki güzel hayvani kiskaniyorlardi. Tek onlar birinci seçilmesin de, isterse öküz en yakisikli, en güzel hayvan seçilsin... Geyikle, dag keçisine gelince, bu iki rakip birbirlerinin aleyhine propagandaya girmislerdi. Ikisi de birbirlerinin çok çirkin oldugunu yayip duruyordu. Dag keçisi geyik, geyik de dag keçisi için, - Öküz bile ondan yakisiklidir... diyordu. Öbür hayvanlar da, yalan oldugunu bildikleri halde öküzün en yakisiklilari olduguna inanmis görünmeye baslamislardi. Seçim günü geldi. Bütün hayvanlar oylarini öküze verdiler. Böylece öküz en yakisikli, en güzel hayvan seçildi. Bu seçimden hayvanlarin en güzeli, en yakisiklisi olan geyikle dag keçisi bile memnundu. Gel zaman, git zaman... Hayvanlar arasinda en yirtici olani seçilecekti. Iki aday vardi, biri kurt, biri de kus... Kus deyince serçe kusu degil, kartal. Kurtla kartaldan daha yirtici hayvan yoktu. Ama yine.de bütün hayvanlar, bu gerçegi bildikleri halde, kendilerinin en yirtici oldugunu saniyorlardi. Kartal, yatip gevis getirmekte olan öküzün yanina gitti: - Sayin öküz, dedi, akilsiz kurt, kendisini senden daha yirtici saniyor. Öküz, - Ben hiç yirtici degilimdir, dedi, . çünkü ot yerim. - Yooo, hiç alçakgönüllülük göstermeyin bosuna... Siz kurda göre çok daha yirticisiniz. Az sonra da yanina gelen kurt, öküze, - Dünyanin en yirtici hayvanini selamlarim... dedi.
Öküz,
- Yaniliyorsun kurt kardes, dedi, evet ben en zeki hayvanim. Evet, en çiftesi pek hayvan benim. Evet, en hizli kosan hayvan benim. En yakisikli hayvan da benim. Ama en yirtici degilim. Sen benden çok daha yirticisin.
- Hayir, hayir... Istersen sen benden üstün olabilirsin yirticilikta... Seçim günü gelip çatti. Öküz, hayvanlarin oybirligiyle en yirtici hayvan seçildi. Bu birincilikten sonra, hayvanlar toplumundaki yeri, isi, düzeyi daha da yükseldi. Gel zaman, git zaman... Hayvanlarin en düsünür olani seçilecekti. Elbette bu yarismada en güçlü iki aday kazla hindiydi. Her zaman oldugu gibi, bu iki güçlü aday birbirlerine düsünce, yine öküz en düsünür hayvan seçildi. Gel zaman, git zaman... En koruyucu hayvan seçimi yapilacakti. Elbette hak, çoban köpegiyle kurt köpeginden birinindi. Ama en koruyucu hayvan seçiminde çoban köpegiyle kurt köpegi bile oylarini öküze vermislerdi. Öküzün,
- Ben kendimi bile koruyamam... demesi, seçilmesini önlemedi. Ama seçimden sonra, öküz de kendisinin en koruyucu hayvan olduguna inanip bögürerek, köpek taklidi yapip havlamaya çalisti. Gel zaman, git zaman... En büyük hayvan seçimi yapilacakti. Ya fil, ya deve kazanacakti yarismayi. Ama karinca bile kendini hayvanlarin en büyügü sandigindan, fille deveyi büyüklükte çekemiyor, baska bir hayvanin birinci olmasini istiyordu. Fille deveye gelince, onlar da birbirlerine düsmüslerdi. Seçim yapildi. Çok demokratik bir seçim olmustu. Öküz, seçimi kazanmis, hayvanlarin en büyügü seçilmisti. Artik böbürlenmesinden, öküzün yanina varilamiyordu.
Gel zaman, git zaman... En sütlü hayvan yarismasi yapilacakti. Yarismayi, . ya inegin ya mandanin kazanacagi biliniyordu Ama gelgelelim, memeleri olmayan, bütün yasaminda bir damla süt bile görmemis olan tavuklar bile, kendilerini en sütlü hayvan saniyorlar, bu yüzden de mandayla inegi kiskaniyorlardi. Aralarindaki rekabet yüzünden birbirlerine düsmüs olan mandayla inekse, tek rakibi birinci olmasin diye, öküzün en sütlü hayvan oldugunu söylüyorlardi. . Manda, öküzün yanina gidip, ona en sütlü hayvan oldugunu söyleyince, öküz, - Siz beni kizkardesim inekle karistirdiniz galiba, dedi, ben hiç süt vermedim simdiye dek... Memelerim de yok. Manda, - Masallah siz o kadar sütlü bir hayvansiniz ki, dedi, süt vermek için memeye bile ihtiyaç yok. Arkadan inek, öküzün yanina . geldi. Agabeyine en sütlü hayvan oldugunu söyledi. Öküz, - Yahu, memem bile yok ki, süt vereyim... dedi. Öküz böyle söylerken, biyandan da isiyordu. Bunu gören inek, - Iste, iste bak ne güzel de süt veriyorsun! diye bagirdi. Öküz, - Ne sütü yahu, isiyorum... dedi. Inek de ona, - Demek sen . simdiye dek hep süt isiyormussun da haberin bile yokmus... dedi. Bütün hayvanlar, basta en sütlü hayvan olan mandayla inek, öküzün en sütlü hayvan oldugunu yaymaya basladilar. Dag-tas onlarin yaydiklari reklamla inledi. - En yagli süt, öküz sütü! - Sütlerin en temizi öküzün sütüdür. - Öküz öyle sütlüdür ki, süt iser! Bu yogun reklamlarla artik öküz de sidiginin süt olduguna, sanri renkli süt isedigine inanmisti. Seçim zamani geldi. Bütün hayvanlar, en basta da inekle manda, oylarini öküze verdiler. Böylece öküz, en sütlü hayvan seçildi. Gel zaman, git zaman... Hayvanlara yeni bir baskan seçilecekti. Oldum bittim hayvanlarin baskani elbet aslandi. Yine bir aslanin baskan seçilecegine hiç kusku yoktu. Ama ne var ki, kaplan da baskanliga adayligini koymustu. Kaplan, - Ya o, ya ben!... diyordu.
Kaplan böyle diyordu ama, aslanin yine baskan seçileceginden korkuyordu. Bunun üzerine "Ya o, ya ben!" diyen kaplan, - Ne o, ne ben! demeye basladi. Aslan da, kaplanin baskanliga adayligindan . sonra baskan olmaktan umutsiizluga kapilmaya baslamisti. Ya kaplani baskan seçerlerse... Tek kaplan seçilmesin diye, aslan da, - Ne o, ne ben! demeye basladi. Bütün hayvanlar, hak etmediklerini, layik olmadiklarini bile bile hayvanlarin baskani olmak istiyorlardi. Her basarili, her güçlü kiskanildigindan, onlar da aslanla kaplani çekemiyor, kiskaniyorlardi. Iste böyle böyle hayvanlarin baskanligina öküz aday gösterildi. Çünkü hayvanlar, inanmadan öküzü en zekileri seçmisler, ama sonra sonra inanmaya baslamislardi. Öküzü, yalan oldugunu bile bile, en sütlü hayvan, en güzel hayvan seçmisler, sonradan bu seçim resmilesince kendi yalanlarina inanmaya baslamislardi. E böyle olunca, en zeki, en çiftesi pek, en hizli kosan, en yakisikli, en . yirtici, en düsünür, en iyi koruyan, en büyük, en çok süt veren hayvan olan öküz, neden hayvanlarin baskani olmasindi? Bu denli çok üstünlük ne aslanda vardi, ne de kaplanda... Kaldi ki, rakibi kaplan seçilmesin diye, tarih boyunca hayvanlarin baskani olan aslan bile, öküzün baskanliga kendisinden daha layik oldugunu söylüyordu. Yeni baskan adayi kaplansa, - Baskanlik öküzün hakkidir! diyor da baska bisey demiyordu. Öbür hayvanlara gelince, nasil olsa kendileri baskan olamayacaklarina göre, onlara en az zarari olan, hiç de rakip saymadiklari öküzün baskan olmasini istiyorlardi. Iste böylece seçim zamani gelince, bütün hayvanlarin oybirligiyle öküz baskan seçildi. Baskan öküz, kendini gerçekten baskan sanarak baskan gibi davranmaya baslayinca, hayvanlar da bu davranisi karsisinda onu gerçekten baskan sanmaya basladilar.
Hayvanlarin tarihini yazan gergedan, çagini yazdigi tarih kitabina bu olayi söyle yazdi:
"Atla katir tepisir, olan esege olur. Öyle zaman gelir, güçlüler birbirine girer, arada öküz bile baskan olur
En Zeki Hayvanlar Hikayesi 21 Mayys 2010, Cuma günü Hikayece eklenmiş ve 393 kişi tarafından okunmuştur.
|
|
|
|
|