Ana Sayfa

Paylaş

 » Kategoriler

» Ask Hikayeleri

» Cocuk hikayeleri

» Dini Hikayeler

» Dostluk Hikayeleri

» Duygusal Hikayeler

» Efsane Hikayeler

» Fikralar

» Gebelik

» Gercek Hikayeler

» Gerekli Bilgiler

» Guzel Makaleler

» ibretlik Hikayeler

» ilginc Hikayeler

» Kadinca

» Kisisel Hikayeler

» Komik Hikayeler

» Korku Hikayeler

» Masallar

» Sesli Hikayeler

» Sevgi Hikayeleri

» Yemek Tarifleri

Aslan Kafesi

  Aslan Kafesi


   ASLAN KAFESI
Durgun geçen günlerden birinde Serif, kapinin önüne çikmis günesleniyormus. Yapacak bir isi yokmus. Uzun zamandan beri kasabada kimse suç islemedigi için yasam sorunsuz sürüyormus. Serif tam maasla emekli oldugunu düsünüp, kosullarin rahat olmasindan mutluymus.

Birden sokagin kösesinden bir gürültü kopmus. Fillerin sirtina binmis gösteri kizlari, ellerindeki tüyleri sallarken, bando ve mizika müzik çaliyor, cambazlar ve akrobatlar taklalar atiyormus. Kasabali gürültünün nedenini ögrenmek için camlarini açmis, kapilarin önünde birikmis. Herkes merak içinde gelenlere bakiyor, gürültü kaynaginin nedenini ögrenmeye çalisiyormus. Megafonu agzina götüren sisman adam, kasaba halkina seslenmis:

- Harikalar Sirki kasabaniza geldi. Günleriniz hareketlenecek. Yasaminizin bir gerekçesi olacak...

Kasabanin çocuklari neseyle sirkin pesine takilmis. Güle oynaya onlari izlemisler. Sirk, kasaba bitiminde bir alana yerlesmis. O gece herkes sirke gitmis ve gösterileri izlemis. Durgun geçen yasamlarinda bir yenilik ve degisiklik olmasi hepsinin hosuna gitmis.


***
Serif, odasinda günlük sekerlemesini yaparken kapi vurulmus. Serifin yanit vermesini beklemeden kapi açilmis ve kisa boylu, takim elbiseli bir adam kafasini içeriye uzatmis. Gülümseyerek:

- Girebilir miyim?

Dediginde Serif daha gözlerini yeni açiyormus. Gelen adami süzerken merakla sormus:
- Ne istiyorsun?
- Bir gözlemim var. Sizinle konusmak isterim.

Serif isteksizce:

- Anlat seni dinliyorum.
- Bu kasabada bir tutukevi var mi?
- Suçlu yok ki tutukevi olsun.
- Bunu tahmin etmistim. Simdi önerimi anlatayim. Biz bir tutukevi kurmak isteriz.
- Ne için?
- Tutuklular, tutsaklar için.
- ...
- Izin verir misiniz?

Serif gülerek karsisindakine bakmis. Bu tuhaf adamin önerisi de kendisi gibiymis. Hiç düsünmeden:

- Olmaz demis.

Kisa boylu adam, boynunu büküp kapidan çikmis.

Nedense o aksam kasabanin ana caddesine bir bomba patlamis. Halk korkuyla sokaklara dökülmüs. Herkes bombanim niçin patladigini merak ederken, "Neden? Niçin?" gibi sorular sormuslar. Serif, hemen sirkin bulundugu yere gitmis. Sirkte o anda birkaç kisi gösterileri izliyormus. Herkes görevinin basindaymis. Umdugunu bulamayan Serif, kasabaya dönmüs. Herkesi sorgulamis ama, suçluyu bulamamis...

Bu olayi izleyen günlerde bir dükkanin vitrin cami kirilmis, bir evde yangin çikmis. Serif sonunda sirk yöneticisine gitmis:

- Sizinle konustuktan sonra kasabada bir çok olay oldu. Suçlu bulunamadi. Sizden süphe edebilirim ama, kanitlamam olanaksiz. Sanirim istediginiz tutukevini kurarsaniz olaylar olmayacak. Bu nedenle tutukevini kurmaniza izin veriyorum.

Sirk yönetici, Serife bakip:

- Verilen hizmetin masraflari olacak. Karsilamaniz gerekir?
- Nasil?
- Halktan "Koruma Vergisi" alirsiniz. Birazini bize verirsiniz. Kalanini siz kullanirsiniz.
- Yardimcilarin olur.
- Dogru topladiginiz parayla yardimcilar tutarsiniz.
- Arabam olmali.
- Hizli hareket etmeniz için araba gerekecek.
- Oldu. Vergiyi toplamaya baslarim. Ya halk vergi vermek istemezse?
- Suçlu olur.
- Tutuklariz...

Serif, sirk yöneticisinin yanindan ayrilirken gülümsüyormus. Kendisini arabayla kasaba içinde gezinirken düsünmüs. Kurdugu düsün etkisiyle kimseyi görmeden, kimseye selam vermeden hizla yürümüs...

Sirk yöneticisi, bos olan aslan kafeslerinden, kullanmadigi çadir bezlerinden ve karavanlardan hemen bir tutukevi yaptirmis. Çevresi çitle çevrilen alanin girisine "Kasaba Tutukevi" levhasi asmis. Aslan egiticisini de tutukevinin basina getirmis.

O günden sonra, olaylarin ardi arkasi kesilmemis. Nedense her olayda Serif, bulunan ip uçlarini izleyerek suçlulari yakaliyor ve tutukluyormus.

Gel zaman, git zaman topladigi vergi gelirleriyle bütçesini büyüten Serif, yardimcilarinin sayisini çogaltmis. Devriyeler olusturmus. Devriye araçlari almis. Kendi aracini da yenilemis. Masraflari çogaldikça vergileri çogaltmis. Artik kasaba halki; Dükkan açma vergisi, Mal tasima vergisi, Korunma vergisi ve Ev kurma vergisi adiyla bir çok vergi ödüyormus. Vergilere tepki gösterenler hemen tutuklaniyormus.

Yeterince kalabalik olan tutukevinde yer kalmayinca, tutuklular aslan kafeslerine beser onar yerlestirilmisler. Tutukevinde yasam kosullari hiç iyi degilmis. Aslan kafeslerinde sagliksiz ortamda bulunan tutuklularin kendi aralarinda itisip, kakistiklari oluyormus. Her olanak buldugunda aslan egiticisi, elinde kirbaçla kafeslerin yanina gelip tutuklulari öldüresiye kirbaçliyormus. Tutuklular yara bere içindeymis. Onu gördüklerinde agizlari köpürerek bagiriyorlar, kafesten kollarini uzatip onu yakalamak ve öldürmek istiyormuslar. Arada birileri gelip tutuklulardan birini götürüyor, birkaç gün sonra çürükler içinde getirip kafese birakiyormuslar. Bazen gidenlerin hiç dönmedigi de oluyormus. Diger tutuklular onlara ne oldugunu sorduklarinda "Tahliye oldular" deyip geçistiriyormuslar. Sonunda tutuklular, itisip kakismadan durmaya, tek basina kalmamaya özen göstermisler. Tek kalanin sonu hiç de iyi olmuyormus. Ama, aslan egiticisi bir yolunu bulup onlari çileden çikariyor, elinde k
irbaçla ölesiye dövüyormus.

Sirk yöneticisi gelirinin çogalmasi karsisinda tutukevini yenilemek için Serif`ten yeni bir alan istemis. Daha büyük tutukevi yaptiracak, daha çok tutuklu barindiracak ve daha çok kazanacakmis. Seriften aldigi topragin üzerine yapiyi kurarken, tutuklular korkmaya baslamislar. Yeni tutukevinde küçük hücreler yapiliyormus. Herkese küçük bir odacik... Yapida insanca yasam kosullari varmis ama, bodrum katta ses geçirmez duvarlari olan salonlar da yapiliyormus. Tutuklular, yeni tutukevine tasininca, oradan sag çikmayacaklarini anlamislar. "Nasil olsa ölecegiz. Dayaktan ölecegimize kendi istegimizle ölelim." Diyerek açlik grevine baslamislar. Amaçlari aslan egiticisinin davranisini Serif`e duyurmak ve acilara son vermekmis. Serif o güne degin tutukevine gelip buradakileri hiç dinlememis, ya da tutukevini denetleme geregi bile görmemis. O, yeni aldigi araciyla kasaba sokaklarinda gezinip kasaba halkina hava atmakla ugrasiyormus.

O günden sonra tutuklular, ne verilen yemegi yemisler, ne de aslan egiticisinin kirbacini tatmislar. Tutukevindeki direnis önceleri kimselere duyurulmamis. Ama bir aydan uzun bir süre geçince tutuklularin sagliklari bozulmaya baslamis. Toplu ölümleri söz konusu olmus. Serif de tutukevi yöneticileri de zor durumda kalabilirmis...

Serif halki toplamis.

- Tutukevinde direnis var. Insanlar kendilerini öldürmek istiyorlar. Yeni tutukevinde insanca yasam kosullarini neden istemediklerini anlamiyorum. Onlara direnisi durdurmalari için yardimci olun.

Demis ve halktan destek istemis. Halk sessizce Sefir`i dinlemis. Önemli bir yorum, ya da karsi çikis olmamis. Nasil olsun ki? Sirk yöneticisi bir yolunu bulur, cambazlari kullanir onlara da bir suç yükler ve tutuklanmalarini saglarmis. Suçlanmak önemli degilmis. Asil sorun aslan terbiyecisinin kirbacinin acisini hissetmekmis. O aciyi bilmeyen yokmus. Kafeslerin çevresine yaklasanlar, içeriden gelen çigliklarindan kosullarin ne zor oldugunu biliyormuslar. O kirbaci yiyince, kendini savunmak isteyen, öfkelenip saldirmayan olamazmis.

Sonunda Serif ve yardimcilari direnisi durdurmak için tutukevine gitmisler. Bombalar kullanmislar, silahlar patlamis. Zavalli tutuklular, açliktan yari ölü, zorla kafesten çikarilip yeni tutukevine tasinmislar. Eski sirkten bozma tutukevi kullanilmayacak duruma gelmis. Kafesler parçalanmis. Duvarlar yikilmis.

Serif halki yine toplamis.

- Direnisi baskinla kirdik. Az sayida ölü var. Tutuklular yeni yerlerine tasindilar.

Diye yapilanlari özetlemis. Halk yine yorum yapmadan sessizce dagilmis... Bir çogunun gözlerinden sicim gibi yas akiyormus...

Bir sonraki gün Serif eski tutukevine çagrilmis. Kafeslerin hiçbir yerinde degilmis. Sirk yöneticisi kafesleri kimin aldigini bilmedigini söylemis. Kafesleri tüm aramalarina karsin bulamamislar.

Bir sabah Serif uyanip evinden çikmak için kapisini açmak istemis. Ama kapi açilmamis. Disarida toplanan halk parmaklariyla Serif`in evini gösterip, göbeklerini hoplarak gülüyormuslar. Gece kasabalilar, sakladiklari aslan kafeslerini getirip Serif`in evini içine alacak biçimde yeniden kurmuslar. Sabah, Serif uyandiginda kendini, aslan kafeslerinden olusan bir hücrenin içinde bulmus.

Yasam böyledir. Bazen davranislarinizla kendi çevrenize ördügünüz kafesin içine kalir kendinizi tutuklarsiniz.

 




Aslan Kafesi Hikayesi 27 Mayys 2010, Per?embe günü  Hikayece eklenmiş ve 332  kişi tarafından okunmuştur.


© 2010    SiteMap