Ana Sayfa

Paylaş

 » Kategoriler

» Ask Hikayeleri

» Cocuk hikayeleri

» Dini Hikayeler

» Dostluk Hikayeleri

» Duygusal Hikayeler

» Efsane Hikayeler

» Fikralar

» Gebelik

» Gercek Hikayeler

» Gerekli Bilgiler

» Guzel Makaleler

» ibretlik Hikayeler

» ilginc Hikayeler

» Kadinca

» Kisisel Hikayeler

» Komik Hikayeler

» Korku Hikayeler

» Masallar

» Sesli Hikayeler

» Sevgi Hikayeleri

» Yemek Tarifleri

Alay etminin Cezasi

  Alay etminin Cezasi


Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhin önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-i serîflerine çagirdi. Sam`a gidip gitmedigini sordu. O da;
"Gitmedim efendim" deyince;
"Su tarafa bak bakalim ne göreceksin?" buyurdu.
Isâret ettigi yöne baktiginda, yemyesil bahçeleriyle, Sam`in karsisinda durdugunu hayretle gördü. Sam`i merakla seyrettigini gören Gavs-ül-Memdûh;
"Abdürrahîm! Bosi köyü buradan uzakta midir görülebilir mi?" buyurunca, rüyâdan uyanir gibi Sam gözlerinden silindi ve hocasina;
"O köy buraya uzaktir, görünmez efendim." diye cevap verdi.
Bunun üzerine;
"Dogu tarafina bak!" buyurdu.
O anda küçük bir tepenin yamacinda kurulmus olan Bosi köyü gözünün önüne geldi. O anda köyün bir kenarinda, Gavs-ül-Memdûh`un talebelerinden birkaç tânesi oturmus sohbet ediyorlardi. Köy bekçisi de yanlarinda sirt üstü uzanmis yatiyor, talebelerle alay ediyordu.
Gavs-ül-Memdûh;
"Abdürrahîm! Bekçinin arkadaslarinla alay ettigini görüyor musun?" diye sordu.
O da;
"Görüyorum efendim. Eger müsâade buyurursaniz hemen hakkindan geleyim." diye sordu.
Hocasinin hiç cevap vermemesinden cesâretlenerek ayagini hizla bekçiye dogru salladi. Allahü teâlânin izniyle, ayagi bekçinin tam karnina isâbet etmis ki, birden karnini tutmaya ve feryâd etmeye basladi. Bir daha vuracakti, fakat Gavs-ül-Memdûh;
"Yeter yâ Abdürrahîm!" buyurunca, durdu.
Bosi köyü de gözünden kayboldu. Hocasinin bu kerâmetlerine hayran kalmisti.

Aradan on gün geçmisti. Bosi köyünün bekçisi, yüzü sarili bir hâlde Gavs-ül-Memdûh`un huzûruna çikarildi. Agzi sol kulagina kadar egilmisti. Egilen taraf kiris kiris olmus, diger tarafi da davul zari kadar gerginlesmisti. Bu sebeple ne agladigi ne güldügü, ne de konustugu anlasiliyordu. Zor konusabilen bekçi;
"Aman yâ Hocam! Allahü teâlâyi zikreden talebelerinle alay ederken, birisi siddetle karnima vurdu. O anda bütün vücûdum hareketsiz kaldi. Agzim da bu hâle geldi. Bundan böyle hatâmi anladim ve tövbe ettim. Ne olur beni affediniz ve agzimin eski hâle gelmesi için duâ ediniz." diyerek agladi.
Gavs-ül-Memdûh onun bu durumuna çok üzüldü. Merhamet edip ellerini kaldirarak duâ etmeye basladi. Sonra mübârek elini bekçinin yüzüne sürdü. O anda bekçinin agzi, Allahü teâlânin izniyle eski hâline geldi.

Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, Ihlas Yayinlari




Alay etminin Cezasi Hikayesi 25 Nisan 2010, Pazar günü  Hikayece eklenmiş ve 427  kişi tarafından okunmuştur.


© 2010    SiteMap